10 Ekim 2012 Çarşamba

Hoş Olmayan Hareketler





İki üç gündür garip hallerdeyim. Öyle böyle değil çok fenayım. Kendimden iğrendim, nefret ettim. Böyle yanlış anlamalar, mesajları yanlış okumalar, kendimden soğumalar, bunalım haller bu böyle uzar gider.
Annemle çok zıt iki bireyiz. Kavga gürültü fenadır aramız. İki haftadır izinli her saniye başımın ucunda, evde baskının allahı kuruluyor, iş sıkıntısı derken ben çortlamışım farkında değilim.
Beynim kazan kadar dolu olunca da doğal olarak hafif hafif paranoyak  hafif hafif depresif, hafif hafif çöküntülere vurmuşum.
Resmen kendimden iğrendim, tiksindim. Ben böyle biri olamam. Acil toparlanmam lazımdı. Burada canım arkadaşım Lin devreye giriyor. Ağzıma yüzüme iki tokat (okkalı konuşma mabında) atınca bi kendime dönüş yaşadım.
Hiç olmadığım, en nefret ettiğim tipe bürünmüştüm. Şimdi güzelce bir duş aldım, rahatladım. Lin de bugün kendime getirdi, ohhh atlattım. Üstümden söküp attım bu leş halleri.
Oturdum planımı kurdum. Hayallerime odaklandım. Okul kayıt sıkıntılarını da hallettim.
Kısacası iki üç günlük o saçma halden sıyrılıp kendime geldim. Çok mutluyum, pamuk gibiyim, enerjim, eğlencem tavanlarda.
Eğer sizde ola ki bir anda böyle saçma, iğrenç, leş, pis hallere düşerseniz sevdiklerinizle güzel bir kahve keyfi yapın. Kurabiye, kek yapın. Kocaman bir pamuk şeker alıp lüpletin.
Gülümseyin. Kocaman kocaman gülümseyin. Bu hafif serin havalarda yürüyüş yapın. Mis gibi olursunuz. Dert sıkıntı kalmaz.
Şimdi çikolata, kahve, kitap zevklerinde süzülmeye gidiyorum. Size güzel gülümsemeler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Fikir curcunası

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.