19 Haziran 2012 Salı
Gizli Hayallerim
Erkek gibi bir kız çocuğu. Sevdiklerini pek paylaşmayan, hafif birazda kıskanç. Saçları hep kısa, dizleri hep yara içinde. Çamurdan ev yapan, hep gülümseyen, evde yalnız korkak bir kız çocuğu işte.
İlk okul öğretmenleri önemlidir. Bizim biz olmamızda en çok emek veren insanlardandır. Ne kadar zaman geçip büyüsek de isimlerini, yaptıklarını asla unutmayız. Bazen iyi bazen kötü anılar. Ben şanslıydım. Melek gibi bir kadındı. Bana yaz diyen kadın. Yalnızlığımı görüp sarılan kadın. Emeklerini asla ödeyemediğim canım öğretmenim. Annem babam çalıştığı için okuldan sonra yalnız kalırdım. Korkardım. Öğretmenim yaz dedi. Korkma yaz. Yazdım, komik ve ıslak yazılar yazdım.
Sınıfta uyum sağlayan bir kızdım. Belli bir arkadaş ortamım vardı. Öğretmenler günü, anneler günü gibi böyle özel günler olurdu. Şiir felan yazdırır okuturdu. Benimde içinde olduğum arkadaş grubunu tahtaya çağırır ve hadi oynayın derdi. Bizde doğaçlama yapar, tahtanın önünde tuhaf tuhaf karakterlere bürünüp, bir şeyler sergilerdik. Hatırlıyorum da içkili ayyaş bir erkeği bile canlandırmıştım.
Bir süre sonra her öğlen molalarında biz böyle küçük çapta, kendi çabalarımızda sınıfı eğlendirmeye çalıştık. Ve bir gün o okuldan gitmem gerekti. Son kez sınıfta eğlenip, güldürdük ten sonra, sınıf öğretmenim yaklaşıp; "Sakın pes etme, devam et. Oyuncu ol" dedi. Yüzünde ki o sıcak gülümseme halen benimle saklıdır.
Sevinçle anneme söylemiştim. Çoğunlukta her annenin verdiği tepkiyi verdi. Oku, mesleğin olsun elbet hobi olarak.... bıla bıla
O günden sonra sakladım içimde. Gittiğim okulda tiyatro diye bi etkinlik bile yoktu. Lisede yine sustum.
En sonunda dayanamayıp annemle bu hayalimi paylaştım. Yine umursamadı.
Hayallerimizin çoğu ailemiz, alaylar, korkular gibi etkenler yüzünden yok oluyor. Acı verici. Bu üzerimizde ki baskı bizim hayallerimizi kurutuyor.
Ama kararlıyım. Belki yeteneğim yoktur, bilmiyorum. Ama bi şekilde çalışıp uğraşacağım. Gizli bir hayalimi gerçekleştirmenin vakti geldi. Gizleyerek onu daha da büyüttüm. İçime sığmıyor. Hayallerimi özgür bırakma vakti. İnsanlara, hayallerini kaybedenlere, duyguların güzelliklerini gösterme vakti.
Kim ne der, ne düşünür, alay ederler, şu bu diye geçirmedim zamanımı. Sadece bu hayalimi sakladım. Keşke dediğim tek şey bu işte. Keşke, saklamasaydım. Korkmasaydım. Her zaman yaptığım gibi gülümsemeliydim.
Hayallerin ne kadar büyük olursa sende o kadar güçlü oluyorsun. Benim en büyük hayalim dediğim, arkadaşlarımın dalga geçtiği şey ise; bulut olup, uçmak.
Kabul ediyorum ilginç hatta imkansız bile olabilir. Ama istiyorum. Ben bulut olmak istiyorum.
Yüzlerde ki gülümseme olmak istiyorum. Ben parmak uçları olmak istiyorum. Dokunmak, hissetmek istiyorum.
Sadece insanların gülümsemesi ile mutlu olabildiğim için kendimi farklı hissediyorum. Duygularımı dolu dolu yaşadığım için, özgür hissediyorum. Taş parçalarını hediye olarak istediğim için anılarda yaşıyorum. Dans etmeyi beceremesem bile dans edip koşuyorum. Çimenlerde yattığım için, çıplak ayaklarla yürüdüğüm için, ben olduğum için mutluyum. Hayallerim kadar özgür ve mutluyum.
Bu yazıyı okuyan o dudakların gülümsemesini düşünerek mutlu olan biriyim işte.
Gizli hayalleri olan tuhaf bir kız çocuğuyum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
