10 Aralık 2013 Salı

Tek Kelimeler




Tek kelime bu kadar ağır gelebilir mi ?
Tek hayalim bir kelime,
Tek bir adıma bakan uzaklıkta
Tek bir bedende
Tek bir an'da.
Dudaklarımı parçaladığım mevsime girdim.
Tek bir adımda yok olduğum döneme geldim.
Ben geldim o gitti.
Karıştırdım.
Koca bir mikserle,
Hayatımı darma duman ettim.
Birinin iteklemesini bekliyorum.
Ağıma çerme takmaktansa,
Bir adımlık uzağa iteklemesini bekliyorum.
Meğer yeni bir sayfa açmak ne zormuş.
Bedenen yok olsam da dillerde sürünmek ne kötüymüş.
Dili kopasıca kadınlar.
Yalanlara inanan beyinler.
Savaşmayı bıraktım.
Kendimi bıraktım.
Bir adım atamaz,
Tek kelimesiz yaşar oldum.
Bana tek bir kelime lazım.
Seçemediğim,
Bulamadığım,
Kavuşamadığım tek bir kelime.
Bana o'nu bulun.
Bana tek kelimelik nefesimi,
Hayallerimi, umutlarımı bulun.

28 Ocak 2013 Pazartesi

Ho Hey !

Çekip gitmek istiyorum. 
Sistemimden bir türlü atamadım,bir türlü kabullenemediğim, 
Sigaradan kaçma ister gibi gitmek istiyorum.
İşe girdim. Yaklaşık bir ay olacak. 
Sevildiğimi sanmıyorum.
Bu aralar hep bir yerleri deşiyorum.
Koltuk kenarlarını, bardak saplarını, duvar kağıtlarını...
Yapraklarım sökülüyor.
Köklerim çekiliyor.
Tırnak diplerim acıyor.
Saçlarımdan nefret ediyorum.
Tek bir şarkı ağzıma sıçmaya yetiyor.
Sıktığım yerlerden kanlar dökülüyor.
Şiir yazmak istiyorum.
Şiir yaşamak.
Ağlamak istiyorum,
Sebep yokken, pat diye, hıçkırarak.
Tüm antibiyotik haplarını içsem düzelir miyim ?
Tırnaklarımı kökünden söksem ağrılardan kurtulur muyum ?
Yeni şarkılar istiyorum.
Her gün yazmak istiyorum.
Beklemek istiyorum,
Yürürken pat diye yere uzanıp yaprakların üstümü kaplamasını.
Ayaklarım kasılıyor.
Gece ağlayarak uyanıyorum.
Kötü rüyalar beni mahvediyor.
Artık korkuyorum.





30 Aralık 2012 Pazar

Yeşil Uçan Balonlar



İlk bakışta neler oldu hatırlayamıyorum. 
Hatırladıklarım;
Daha ilk bakışta bıraktım kendimi onun hayal denizine. 
Daha ilk bakışta verdim kanlı kalbimi ellerine.
Daha ilk bakışta "kokulu öp" istedim.
Daha ilk bakışta bulut olacağıma inandım.
Daha ilk bakışta hatalarımı gördüm.
Daha ilk bakışta pişman oldum.
Daha ilk bakışta inandım.
Daha ilk bakışta değişimi hissettim.
Daha ilk bakışta "iyi ki" diyebildim.
Daha ilk bakışta "keşke" dedim.
Daha ilk bakışta,
Hayallerim ellerinde gelen birini gördüm.

23 Aralık 2012 Pazar

Söz



Kirpiklerime on ton bağlanmış sanki. Boğazıma ipler geçirilmiş. Kimse çukurun içinde ki halimi göremiyor. Acımı göremiyor.Görmesinler de zaten acımasınlar, iyi davranmasınlar, sevmesinler.
Ben yukarı çıkmaya çalıştıkça ayak bileklerimden asılıyorlar. 
Tüm gün planlar hayaller içinde yüzüyorum. Gerçek olması zor biliyorum ama deniyorum, uğraşıyorum. Haftalardır kabuslarla uyanıyorum. Haftalardır, aylardır, yıllardır büyük bir acının dibinde çıkmak için uğraşıyorum. Kimsenin göremediği hallerde yerlerde sürünüyorum. 
Yüzüme bakan kocaman bir gülücük görüyor ama kimse gerçekleri bilemiyor. Sahte maskelerim var. Yalanlarım var. Yalandan gülümsemek gibi...
Tek biri ya sadece biri görebildi göz yaşlarımı, hıçkırıklarımı sadece bir kişi duydu. En büyük hediyeyi o aldı. Güçsüzlüğümü bir o gördü. Bir o sevdi. Bir o teselli etti. 
Kaçmak istiyorum. Başka yerlere, başka hayallere. 
Aslında güzel haberlerim var. Mutlu eden bir kaç nedenim var. Şanslı olduğumu hissettiren, gülümseten güzellikler.
Vücudum morarıyor. Deli gibi kilo veriyorum. İdeal kilomun yakınından bile geçmiyorum.  Uyuyamıyorum. Sabahları yataktan çıkmak bile istemiyorum. Kaçmak için bir telefon bekliyorum.
Güzel olacak ama . Bu inancımı hiç kaybetmedim, tek sarılabildiğim düşüncem. Olacak, bir şekilde güzel olacak. Olmak zorunda. Her hayal gerçekleşmek için kurulur. Kurdum hayalimi üfledim mumlarımı ve bekliyorum. Elbet sonunda hayallerim gerçek olacak. Ellerim hep sıcak olacak. Gözlerim hiç kızarmayacak, sesim hiç titremeyecek.
Kocaman bir sevgi güzel dostlar, onların sıcaklığı yetiyor bana. Onlara inancım güvenim bana destek zaten. Onlar olmasa ipleri kesilmiş kukla gibi olurum. Hakaretsiz  kırık, dökük. Onlar benim en büyük desteklerim, onlar benim "herşeyim."
Söz veriyorum her şey yoluna girecek her şey güzel her şey hayallerimizde ki gibi olacak.
Söz...

Şarkısı

18 Kasım 2012 Pazar

Kelebeklerim





Mektuplarım var birikmiş.
Filmlerim var bekleyen.
Dinlemem gereken şarkılar var.
Okumam gereken kitaplar,
Gitmem gereken ülkeler var.
Koklamam gereken çiçekler,
Uzanmam gereken çimler var.
Umutsuzluğumun içinde sallanırken,
İnanmam gereken bedenler var.
Özlediğim insanlar,
Omuzlarına çarptığım ruhlar var.
Güzel dostlarım var.
Kaybettiğim kişiler var.
Boyamam gereken bulutlar var daha.
Kocaman bir kelime çöplüğüm var,
Yazıp yazıp sildiğim kelimeler.
Göz yaşlarım var,
Kimsenin göremediği.
Daha kimsenin kesfedemediği benler var.
İçimde parçalar bırakmış anılar var.
Kabuklarını sökmek, saklamak istediğim,
İyileşmeyen yaralarım var.
Zamanı durdurmak istediğim an'lar var.
Sonsuzluk katmak istediğim fotoğraflar var.
Sarılmak istediğim sıcaklıklar var.
Çizgilere basmadan yürümem gereken,
Kaldırım taşlarım var.
Uyumak istemediğim geceler,
Gözlerimi açmadığım sabahlar var.
İçmediğim sigaralar,
İçmediğim alkoller var.
Sarhoş olmak, sapıtmak istediğim
Günler var.
Benim bir yığın hayalim var,
Hepsinin bir parçasında ol istiyorum.
Bu kez inanmak istiyorum.
Susup kalmak istiyorum.



30 Ekim 2012 Salı

Benimle Delirir Misin ?





Çok ciddiyim. Gel delirelim. Gel evsiz, aç, susuz yaşayalım.
Gel biz farklı olalım.
Gel, tut ellerimi biz delirelim.
İstediğimiz yerlere gidelim.
İstediğimiz her şeyi yapalım.
Tüm insanlara farklılığımızı gösterelim.
Asıl onlar deli, biz akıllı olalım.
Onlardan farklı olduğumuz için bu deliliğimiz zaten.
Onlardan farklı düşünüyoruz biz.
Biz o pisliğin içinden olmayalım.
Gel hadi delirelim biz.
Özgürlüğümüzü ilan edelim.
Bulutlar bizim olsun.
Bırak evi, kıyafetleri.
Yıldızlar, çimenler bizim.
Yerde ki minik taşlar bizim.
"Herşey" bizim.
Sen benimsin,
Ben seninim.
Dahası olmamalı.
Gülümsemelerimize hesap verelim.
Sorumluluğumuz nefes almak olsun.
Her şeye, herkese inat biz delirelim.
Üşürsek sarılırız.
Açıkırsak yemek buluruz.
Düşünmek yok.
Plan yapmak yok.
Sadece sen, ben ve önümde ki yollar.
Zor değil.
Biraz cesaret.
Bir el tutuş.
Bir adım.
Hadi gel özgür olalım.

19 Ekim 2012 Cuma

"Herşey"





Uzansam dokunabilir misin?
Sevsem sezebilir misin?
Ellerini tutup kapatsam gözlerini,
Yine beni görebilir misin?
Benimle sonsuz denizlerde yine de
Yürüyebilir misin?
Ağlayıp sel bassa,
Kapılıp sürüklenir misin?
Bulutların peşi sıra benimle
Uçabilir misin?
Anlatamıyorum ben derdimi,
Sevgimi, özlemimi, gözlerini
Hele kokunu...
Bir martının simit için döktüğü emek gibi,
Kirpiklerimin birbirine karışması gibi,
Kuş gibi biraz da çıplak bedenler gibi
Hayat şu dakika gibi
Sen, ben gibi
Herşey sen gibi

10 Ekim 2012 Çarşamba

Hoş Olmayan Hareketler





İki üç gündür garip hallerdeyim. Öyle böyle değil çok fenayım. Kendimden iğrendim, nefret ettim. Böyle yanlış anlamalar, mesajları yanlış okumalar, kendimden soğumalar, bunalım haller bu böyle uzar gider.
Annemle çok zıt iki bireyiz. Kavga gürültü fenadır aramız. İki haftadır izinli her saniye başımın ucunda, evde baskının allahı kuruluyor, iş sıkıntısı derken ben çortlamışım farkında değilim.
Beynim kazan kadar dolu olunca da doğal olarak hafif hafif paranoyak  hafif hafif depresif, hafif hafif çöküntülere vurmuşum.
Resmen kendimden iğrendim, tiksindim. Ben böyle biri olamam. Acil toparlanmam lazımdı. Burada canım arkadaşım Lin devreye giriyor. Ağzıma yüzüme iki tokat (okkalı konuşma mabında) atınca bi kendime dönüş yaşadım.
Hiç olmadığım, en nefret ettiğim tipe bürünmüştüm. Şimdi güzelce bir duş aldım, rahatladım. Lin de bugün kendime getirdi, ohhh atlattım. Üstümden söküp attım bu leş halleri.
Oturdum planımı kurdum. Hayallerime odaklandım. Okul kayıt sıkıntılarını da hallettim.
Kısacası iki üç günlük o saçma halden sıyrılıp kendime geldim. Çok mutluyum, pamuk gibiyim, enerjim, eğlencem tavanlarda.
Eğer sizde ola ki bir anda böyle saçma, iğrenç, leş, pis hallere düşerseniz sevdiklerinizle güzel bir kahve keyfi yapın. Kurabiye, kek yapın. Kocaman bir pamuk şeker alıp lüpletin.
Gülümseyin. Kocaman kocaman gülümseyin. Bu hafif serin havalarda yürüyüş yapın. Mis gibi olursunuz. Dert sıkıntı kalmaz.
Şimdi çikolata, kahve, kitap zevklerinde süzülmeye gidiyorum. Size güzel gülümsemeler.

7 Ekim 2012 Pazar

Bir Bulutla Duman Arasında Çok Fark Vardır


Kafamda yürüyen sancılar, damarlarımda sıkışan kelimeler var.
Evde aradığım tek dal sigaralar var. 
Deniz görmek isteyen gözlerim,
İnanmak isteyen bir kalbim var.
Dans etmek isteyen ayaklarımı unutamam.
Kalbimde sıkışıp kalmış inançlarım var,
Bulut olmak isterken, duman oluyorum.
İçtiğim sigaraya karışıp yok oluyorum.
İçimde ki zehirli dumana karışmışım,
Dans ede ede yükseliyorum.
En dipte bıraktığım hayallerimle,
Duman oluyorum.

29 Eylül 2012 Cumartesi

İç döküş 2

Gözlerim ağrıyor. Saatlerdir ağlıyorum galiba. Durduramıyorum kendimi. Dayanamadığım noktaya ulaştım. Kafayı yememe az kaldı. Sabrım tükendi. Kendimi koca bir hiç gibi hissediyorum.
Sanki hiç var olmamış, bunda sonra da olmayacak gibiyim. Hayallerim olmamakla birlikte parçaları çok derinlere saplanıyor.
Çok ağır geliyor. Kaldıramıyorum. Hayallerim yok olurken ben koca bir hiç olurken yapamıyorum. Hep güçlü durmaya çalışıyorum. Sorunlarımı, dertlerimi umursamıyorum. Ama bugün dayanamadım. Hepsinin altında ezildim bugün.
Üniversite kazanamadım. İş bulamadım. Ailemde olan sorunlar zaten aldı başını gitti. Üstümde ki baskı ve hayallerimin olmaması iyice ezdi beni.
Dayanamadım işte bugün. Bir parçamı daha attım denize.
Sanki hiç bir şey başaramayacak gibiyim. Gücüm kalmamış gibi.
Gözlerim çok acıyor.
Parçalarımı artık bulamıyorum.

Gloomy Sunday  (Dinlemelik)

Konuşmasam Tüm Organlarımın Sesini Duyabilir Misin ?







Hayaller gerçekleşmek için vardır. Benimkiler ise göz yaşı olmak için var.
Büyük hayallerim olmamasına rağmen, kocaman göz yaşlarım var.
Kabuk bağlayamayan yaralarım var. Bu yaraları kaşıyanlar var.
Nefesimi kesen odalar,ışığı söndüren eller var.
Kalbimin üstünde zıplayan su aygırları var.
Yağmur mevsimi artık başlamalı.
Mor çiçeklerde açsın.
Pembe bir kelebeğin kanadında ki tozu izleyim sessizce.
Konuşmasam, tüm organlarımın sesini duyabilir misin ?
Gülümse. Ben bunu hissedersem mutlu olurum hemen.
Ağlamam söz.
Tek bir gülücük yeter, bulutların üstüne atmana.
Lütfen. Yardım et bana.
Sadece gülümseyerek.

23 Eylül 2012 Pazar

İç Döküş


Benden ne bekliyorsunuz. Bir anda tüm olanları nasıl silebilirim, nasıl hiç yaşanmamış gibi davranabilirim ?
Kötü anıların izleri hep kalır. Asla düzelmez. İyileşmez. Unutulmaz. Affedilemez.
İnancım yok. Geçmişin verdiği yaralar o güveni yok etti.
Bu sefer son diyemiyorum. O kadar çok sinirliyim ki iyi rolü bile yapamıyorum. Saklayamıyorum içimde ki öfkeye.
Kendimi tutamıyorum. Ağlama demek yetmiyor artık. Tırnaklarımın, avuçlarımı kanatmasına engel olamıyorum.
Elinde bıçak beni tehdit eden adamı affedemiyorum. Hayallerimin içine sıçan adamı sevemiyorum. Ne kadar öz babam olsa da yapamıyorum.

Kaçamıyorum, gidemiyorum, kalamıyorum, susamıyorum, konuşamıyorum. Yoruldum. Çok yoruldum.

10 Eylül 2012 Pazartesi

Biri Beni Gökyüzüne Fırlatsın


Anılar parçalıyor şu incecik bileklerimizi.
Kötü anılar neden hiç unutulmuyor ?
Hani mesela, ben büyük dev bir çınar ağacı olsaydım her şey çok daha güzel olabilirdi.
O zaman da bulut olmak isterdim.
Ama, köklerimden sonsuzluğa ulaşabilirdim.
Ya da gölgem serinletirdi bir kaç sevgiyi.
Dallarımın hemen çatlamasına izin vermezdim.
Sizin hiç minik bir anı yüzünden dallarınız kırıldı mı ?
Ya da hiç bulutlara aşık oldunuz mu ?
Mutlak hayallerde sabit bir yaşam.
Hayaller ve umutları bileklerime sakladım.
Tekrar yaşatması kolay olsun.
Son bir şey olarak,
Benim için gülümser misin ?
Bir de, beni gökyüzüne fırlatır mısın ?


Benim Yeşil Odam.



22 Ağustos 2012 Çarşamba

Dinlemelik


Günler geçiyor. Zamanı tutmaya çalışsam da bir şekilde zaman akıyor.
Zamanı durdurmak istiyorum. Tam o huzuru bulduğum yerde, tam o kokuya doyduğum an...
Aslında doyamıyorum. 
Bilemiyorum. 
Tek bildiğim o kemiklerin arasında huzurlu oluşum.
Gizli yazılarım, hayallerim bedenimi ele geçiriyor.
Umutlar göz kırpıyor. 
İnanç belkilere bürünüyor.
"Beni hissediyor musun ? "
Kokusu ile savaş içindeyim. Ele geçirdi beni.
Yine dayanamadım, uyudum.
Yine o kokuya yenildim.
"Ben yine özledim."

  ~ Dinlemelik ~

15 Temmuz 2012 Pazar

Ayna

Gözlerine bakıp gülmemek olmaz.
Aynanın karşısına geçip sevmemek olmaz. 
Hep gidecek gibi hazır olsanda sevmeden bırakılmaz.
Dudakları olmayan, sessiz adam. 
Daha senden bir parça almadan bırakılmaz.
Sarılmadan gidemezsin.
Bana gelen adam,
Sensiz nefes almak olmaz.
Arkamı döndüğümde yok olacak adam,
Gitme diyemesem de gitme be adam.
Kal, otur kalbime.
Ver avuçlarıma kalbini.
Kırmam, korkma.
En güzel köşem ol.
Her bakışım da kal göz kapaklarımda,
Her nefes, sen ol. 
Gitmem ben, asla.
Her sarılışta böyle titrersem
Gidemem ben asla.
Kaçıp, özgür olacağım adam.
Paraları yakıp bulut olacağım adam.
Ellerini tutmak için dudaklarımı parçaladığım adam.
Kal olur mu ?