15 Temmuz 2012 Pazar

Ayna

Gözlerine bakıp gülmemek olmaz.
Aynanın karşısına geçip sevmemek olmaz. 
Hep gidecek gibi hazır olsanda sevmeden bırakılmaz.
Dudakları olmayan, sessiz adam. 
Daha senden bir parça almadan bırakılmaz.
Sarılmadan gidemezsin.
Bana gelen adam,
Sensiz nefes almak olmaz.
Arkamı döndüğümde yok olacak adam,
Gitme diyemesem de gitme be adam.
Kal, otur kalbime.
Ver avuçlarıma kalbini.
Kırmam, korkma.
En güzel köşem ol.
Her bakışım da kal göz kapaklarımda,
Her nefes, sen ol. 
Gitmem ben, asla.
Her sarılışta böyle titrersem
Gidemem ben asla.
Kaçıp, özgür olacağım adam.
Paraları yakıp bulut olacağım adam.
Ellerini tutmak için dudaklarımı parçaladığım adam.
Kal olur mu ?

10 Temmuz 2012 Salı

Sen







Çay çok siyahtı. Sadece deminden koyulmuş kadar siyah. Beni seviyor mu bilmiyorum. Acaba ellerimi tuttuğu zaman ne hissediyordu. Ya da saçlarımla oynadığında. Dıştan bakıldığında neden yaşadığını bile anlam veremiyordum. Çok basit, düz bir adamdı. Bana hiç farklı gelmiyordu. Ama tanıştıktan sonra anlıyoruz. İlk gördüğümüz zaman, son yapmamız gereken düşünceyi yapıştırıyor, kaçıyoruz sessizce. Ön yargı bu olmalı. Bazen bunun tersi bir durumda olabiliyor. Daha tanımadan mükemmel diye nitelikler kattığımız, kalbimizi daha en başta avuçlarına teslim ettiklerimiz tanıdıktan sonra nasıl da yanlış kişiler olduğunu öğreniyoruz. Hangisi ön yargı ? Şimdi hangisi kötü. ?
Ben onu tanıdıktan sonra anladım. Derinlerde yaşıyordu. Benim çıkmak istediğim derinlerde o mutluydu. Şaşırıyordum. Her bakışında onun anlamını çözmeye çalışıyordum. Susuyorduk. Konuşmadan günleri geçiriyorduk. Sessizliği paylaşıyorduk biz. O öyle bir şeylerle uğraşırken onu izlemek büyük bir zevkti. Ona dokundukça anlamaya başladım farklılığını. Ten, kokusu çok farklıydı. Yumuşacık bir vücut. Dengesiz, düzensiz kemikler. Omurgaları kendileri arasında saklambaç oynar gibi. Ebe benim. İncecik bir vücut. Ürkek bazende titrek. Saçları anlamsız gür. Elleri yorgun. Belli çok çabalamış, çalışmış. Dudakları yok gibi. Konuşmama sebebi gibi. Sakalları var ile yok arasında. Sevgisi karnından süzülerek kasıklarına inmiş. Acısını orada yaşamış. Sevmekten sıkılmış, kaçmış. Şimdi sevgiye geri dönmesini bekliyorum. Seviyorum galiba onu. onun da sevmesini bekliyorum. İnanmak istiyorum. Tenine dokunduğum zaman, kemiklerinin içinde geçen sıcaklığı hissetmek istiyorum. Ön yargılarımı silen adama kalbimi vermek istiyorum. Avuçlarına sıcacık bırakıp ölmek istiyorum. Biliyorum o tekrar yaşatır beni. Konuşmak istemeyen o incecik dudaklarından içeri süzülüp kalbinin düzensiz ritminde dans etmek istiyorum. Sadece bir kaç dakika fazla değil. Dudaklarımda ki diş izlerini yok etmeli. Bu güvensizliğimi, korkaklığımı o silmeli. Ona öyle bir güveniyorum ki en büyük hayalimi gerçekleştirsin istiyorum. Parmak uçlarımı öpüp salsın beni gökyüzüne. Geri geleceğimi öğrendiğinde korkmaz, titremez. Ben onun aşkını sakladım köprücük kemiklerime. Onuda götürürüm gökyüzüne. Severim çok severim. Kek yaparım çikolatalı . Gülümsesin yeter bana. Yıllarca onunla yetinirim ben.  Bilir o, küçük şeylerle büyük mutluluk yaşadığımı.
Beklerim. Sadece onu, hayallerimi beklerim.

8 Temmuz 2012 Pazar


Bunu dinlemeyi unutma !  ~


Eskide kaldı diye şartla kendini. Kas, sişlerini sık, elerini paraçakla. Eskide kaldı, yalan. Unuttum de. Kabullenme. Kaç, saklan hatta kaybol.Sonra çık gel geri. Sev.Daha fazla, kemiklerinin içinde ki sıcaklığı hissedercesine sev. Dünyada kalan son güzel duygunun kıymetini bil. Çevrendekiler siktir et, umursama, bakma. Sen sadece sevgine bak ve gülümse. Aç güzel bir kaç şarkı ve dans et. Tut sevgini sarıl ve dans et.
Ona inan. Güven. Boş ver giderse gitsin. Sonunu düşünmeden başla bu kez. Sevginin ritmine bırak kendini. Bırak savursun seni. Bazen çarpsın bazen uçursun. Sen sadece onun gözlerinde ki yıldız ol. Sen sadece sev, gülümse. Onun teninde ki koku ol. Ondan bir parça al ve sakla koynuna. Gizli bir sandıkta büyüt sevgini. "Belki gider" deme. "Benim ol" de. Sakla sev onu. Kokusunu parfüm olarak kullan. Özle. Yanında olsa bile özle. Her öpüşün onu son öpüşün gibi olsun. Göz kapaklarını sev. Hatta göz kapaklarının ucunda ki kirpiklerin kavgasını sev. Ellerini öyle sıkı tut ki kaçamasın. Öyle bir sarıl ki kemiklerin çatlasın. Her adımı bir olan güzel insanlardan ol. Yolda onun omzunda yürü. Sadece gözlerine bakarak mutlu ol. Kavgalarda bağırıp bağırıp sus. Her tartışmadan sonra sarıl öp. Daha çok sev. 
Zor değil bunları yaşamak. Mesafe engel değil. Görmemek engel değil. Hayallerin kadar özgürsün. Uç ve yaşa.