29 Eylül 2012 Cumartesi

İç döküş 2

Gözlerim ağrıyor. Saatlerdir ağlıyorum galiba. Durduramıyorum kendimi. Dayanamadığım noktaya ulaştım. Kafayı yememe az kaldı. Sabrım tükendi. Kendimi koca bir hiç gibi hissediyorum.
Sanki hiç var olmamış, bunda sonra da olmayacak gibiyim. Hayallerim olmamakla birlikte parçaları çok derinlere saplanıyor.
Çok ağır geliyor. Kaldıramıyorum. Hayallerim yok olurken ben koca bir hiç olurken yapamıyorum. Hep güçlü durmaya çalışıyorum. Sorunlarımı, dertlerimi umursamıyorum. Ama bugün dayanamadım. Hepsinin altında ezildim bugün.
Üniversite kazanamadım. İş bulamadım. Ailemde olan sorunlar zaten aldı başını gitti. Üstümde ki baskı ve hayallerimin olmaması iyice ezdi beni.
Dayanamadım işte bugün. Bir parçamı daha attım denize.
Sanki hiç bir şey başaramayacak gibiyim. Gücüm kalmamış gibi.
Gözlerim çok acıyor.
Parçalarımı artık bulamıyorum.

Gloomy Sunday  (Dinlemelik)

Konuşmasam Tüm Organlarımın Sesini Duyabilir Misin ?







Hayaller gerçekleşmek için vardır. Benimkiler ise göz yaşı olmak için var.
Büyük hayallerim olmamasına rağmen, kocaman göz yaşlarım var.
Kabuk bağlayamayan yaralarım var. Bu yaraları kaşıyanlar var.
Nefesimi kesen odalar,ışığı söndüren eller var.
Kalbimin üstünde zıplayan su aygırları var.
Yağmur mevsimi artık başlamalı.
Mor çiçeklerde açsın.
Pembe bir kelebeğin kanadında ki tozu izleyim sessizce.
Konuşmasam, tüm organlarımın sesini duyabilir misin ?
Gülümse. Ben bunu hissedersem mutlu olurum hemen.
Ağlamam söz.
Tek bir gülücük yeter, bulutların üstüne atmana.
Lütfen. Yardım et bana.
Sadece gülümseyerek.

23 Eylül 2012 Pazar

İç Döküş


Benden ne bekliyorsunuz. Bir anda tüm olanları nasıl silebilirim, nasıl hiç yaşanmamış gibi davranabilirim ?
Kötü anıların izleri hep kalır. Asla düzelmez. İyileşmez. Unutulmaz. Affedilemez.
İnancım yok. Geçmişin verdiği yaralar o güveni yok etti.
Bu sefer son diyemiyorum. O kadar çok sinirliyim ki iyi rolü bile yapamıyorum. Saklayamıyorum içimde ki öfkeye.
Kendimi tutamıyorum. Ağlama demek yetmiyor artık. Tırnaklarımın, avuçlarımı kanatmasına engel olamıyorum.
Elinde bıçak beni tehdit eden adamı affedemiyorum. Hayallerimin içine sıçan adamı sevemiyorum. Ne kadar öz babam olsa da yapamıyorum.

Kaçamıyorum, gidemiyorum, kalamıyorum, susamıyorum, konuşamıyorum. Yoruldum. Çok yoruldum.

10 Eylül 2012 Pazartesi

Biri Beni Gökyüzüne Fırlatsın


Anılar parçalıyor şu incecik bileklerimizi.
Kötü anılar neden hiç unutulmuyor ?
Hani mesela, ben büyük dev bir çınar ağacı olsaydım her şey çok daha güzel olabilirdi.
O zaman da bulut olmak isterdim.
Ama, köklerimden sonsuzluğa ulaşabilirdim.
Ya da gölgem serinletirdi bir kaç sevgiyi.
Dallarımın hemen çatlamasına izin vermezdim.
Sizin hiç minik bir anı yüzünden dallarınız kırıldı mı ?
Ya da hiç bulutlara aşık oldunuz mu ?
Mutlak hayallerde sabit bir yaşam.
Hayaller ve umutları bileklerime sakladım.
Tekrar yaşatması kolay olsun.
Son bir şey olarak,
Benim için gülümser misin ?
Bir de, beni gökyüzüne fırlatır mısın ?


Benim Yeşil Odam.